İki Yaşlı Hasta İki yaşlı adam bir hastane odasını paylaşmaktadır.Birinin yatağı cam kenarında ötekinin yatağı ise kapının yanındadır.İkisi de tek başlarına kalkamazlar ve bütün ihtiyaçları hemşireler tarafından yatakta görülür. Cam kenarında yatan hasta her sabah camdan dışarı seyreder ve arkadaşına neler gördüğünü anlatır."Bizim ıhlamur ağacı yine açmış.Şimdi mis gibi kokar.Baharda geldi.Gölgesinde oturup çayını yudumlamanın tam vakti.Yine o güzel kadın geçiyor.Adımları hızlı işi acele bugün galiba .Üzerinde de o meşhur kırmızı elbisesi var.Onu görünce ilk aşkımı hatırlıyorum ,Selma'yı...Onunda bunun gibi kumral,uzun saçları vardı.Bak şimdi afacana.Yine koşuyor.Biraz sonra düşecek ve ağlayacak.Üç ayda ne kadarda serpildi,uzadı....Yeni postacı mı gelmiş? Ötekine ne oldu acaba!.... " Ve bu her sabah tekrarlanır.Öteki hasta ise arkadaşını çok kıskanır ve içerler.Çünkü onun her sabah dünyaya açılan bir penceresi vardır.Kendisi ise kös,kös oturup onu dinler. Yine böyle bir sabah uyandığında arkadaşını göremez .Neler olduğunu merak eder ve sorar.Hemşire ;yaşlı adamın sabaha karşı vefat ettiğini söyler.Bizimki içten içe sevinir ;çünkü artık cam kenarındaki yatağa geçebilecektir . İsteğini hemşireye söyler ve onu hemen öteki yatağa geçirirler.Yatağa geçer geçmez kafasını kaldırıp dışarı bakar ve yüreği ezilir gördüğünün karşısında.
Camın biraz ötesinde yüksek,çirkin,boyaları dökülmüş kapkara bir duvar vardır.
Diğerleri
Kategori:: Hikayeler
|