Sınıf Öğretmeni Kişisel Web Sitesi

www.mamboteam.com
HalilAlpaslan COM Advertisement
Anasayfa arrow Kültür Köşesi arrow Hikayeler arrow Acele Karar Vermeyin
Çarşamba, 08 Ekim 2008
 
 
Sitemizi Tavsiye Edin
 20 Mesaj Kaldı
Dostlarınız
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfam Yap
Ana Menü
Anasayfa
Resim Galerisi
Dokumanlar
Konu Anlatımları
Kültür Köşesi
Okulum
Batman
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Linkler
Site Haritası
FireBoard Forum
Zeka Köşesi
Eğitici Oyunlar
Beyin Sporu
Satranç Oyna
Hanoi Kuleleri
Sudoku Oyna
Üye Menüsü
Son Eklenenler
Dosya simgesi 5.Sınıf Haklarımı Öğreniyorum (297)
Dosya simgesi 5.Sınıf Boşaltım Sistemimiz (249)
Dosya simgesi 5.Sınıf Türkçe Mecaz ve Gerçek Anlam (188)
Dosya simgesi 5.sınıf sindirim sistemi +dişler (226)
Dosya simgesi Ders Defteri, Yoklama Defteri ,Egzersiz Planı (89)
Dosya simgesi 4.Sınıf Türkçe Yıllık Plan 2008-2009 (31)
Dosya simgesi 3.Sınıf Doğal Sayılar Etkinliği (76)
Dosya simgesi 3.Sınıf Hayat Bilgisi Değerlendirme (55)
Dosya simgesi 3.Sınıf Hayat Bilgisi Sonuçlarını Biliyorum Sunusu (57)
Dosya simgesi 5.Sınıf Vücudumuz Bilmecesini Çözelim Ara Değerlendirme (495)
En Çok İndirilenler
Dosya simgesi 3.Sınıf Deneme Sınavı -4 (3566)
Dosya simgesi 3.Sınıf Gün Gün Tatil Ödevi (2919)
Dosya simgesi 4.Sınıf Deneme Sınavı 3 (2679)
Dosya simgesi 3.Sınıf Matematik 1.Dönem Genel Hatırlatma (2455)
Dosya simgesi 4.Sınıf Maddeyi Tanıyalım Sunusu (2445)
Dosya simgesi 3.Sınıf Deneme Sınavı -1 (2416)
Dosya simgesi 5.Sınıf Besin Grupları (2373)
Dosya simgesi 3.Sınıf Karışık Problemler (2330)
Dosya simgesi 3. Sınıf MATEMATİK (50 Soru) (2152)
Dosya simgesi 4.Sınıf Fen Yazılısı 2.Dönem 3.Yazılı (2139)
Acele Karar Vermeyin PDF Yazdır E-posta

Acele Karar Vermeyin
 

            Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış...Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. "Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...

           İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş."Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.

        Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler."Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.." "Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...

        Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara."Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş."O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

        Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..." "Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Tanrı biliyor."

        Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

"Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.Buna rağmen akıl,insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.Bir kapı kapanırken, başkası açılır.Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."

 
< Önceki   Sonraki >

 
Üst! Üst!