Sınıf Öğretmeni Kişisel Web Sitesi

www.mamboteam.com
HalilAlpaslan COM Advertisement
Anasayfa arrow Kültür Köşesi arrow Hikayeler arrow Basit Bir Selam
Cumartesi, 17 Mayıs 2008
 
 
Sitemizi Tavsiye Edin
 20 Mesaj Kaldı
Dostlarınız
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfam Yap
Ana Menü
Anasayfa
Forum
Resim Galerisi
Videolarımız
Dokumanlar
Konu Anlatımları
Kültür Köşesi
Okulum
Batman
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Linkler
Site Haritası
Zeka Köşesi
Eğitici Oyunlar
Beyin Sporu
Satranç Oyna
Hanoi Kuleleri
Sudoku Oyna
Üye Girişi
Google
Basit Bir Selam PDF Yazdır E-posta

Basit Bir Selam

        1930' larda bir Polonya kasabası olan Prochnik'in saygın baş hahamı Samuel Shapira, kırlık bölgede insanı dinç tutan yürüyüşlere çıkmayı adet edinmişti.
        Sıcak, sevgi dolu ve merhametli kişiliğiyle tanınan haham yürürken karşılaştığı yahudi olsun , olmasın herkese selam vermeye dikkat ederdi.
        Günlük yürüyüşlerinde sürekli karşılaştığı insanlardan biri de, çiftliği kasabanın dışında olan Bay Mueller adında bir köylüydü. Haham Shapira, tarlasında harıl harıl çalışan çiftçinin yanından her sabah geçerdi. Haham başıyla selam verir ve güçlü bir sesle " Günaydın Bay Mueller, " derdi.
        Haham sabah yürüyüşlerine başlama kararı alıp da Bay Mueller'i ilk kez bu şekilde selamladığında, çiftçi soğuk bir bakışla arkasını dönmüştü.
        Bu köyde, Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasındaki ilişkiler iyi değildi; dostluklarsa çok nadirdi. Fakat haham yılmadı. Günlerce Bay Mueller'i içten bir merhabayla selamladı. En sonunda çiftçi hahamın içtenliğine inanmış, onun selamlarına şapkasını eğip gülümseyerek cevap vermeye başlamıştı.

        Bu olay yıllarca sürüp gitti. Her sabah haham Shapira," Gunaydın Bay Mueller! " diye sesleniyor ve Bay Mueller şapkasını eğip , " Günaydın Bay Haham ! " diyerek karşılık veriyordu, ta ki Naziler gelene kadar.
Haham Shapira ve ailesi, köydeki diğer tüm Yahudilerle birlikte toplama kampına götürüldüler. Shapira sürekli, bir toplama kampından diğerine sürülüyordu. En sonunda, onun son durağı olacak olan Auschwitz'e getirildi.

        Trenden inip yere ayak bastığında, seçmelerin yapıldığı sıraya girmesi emredildi. Sıranın arkasında beklerken, uzakta kamp komutanının sopasıyla sağı solu işaret ettiğini gördü. Sola işaret ölüm anlamına geliyordu; sağ ise vakit kazandırıyor, hatta kurtuluş anlamına geliyordu.

        Kalbi hızla çarpıyordu. Sıra ilerledikçe komutana daha da yaklaşıyordu.
Sıra ona gelmekteydi. Karar ne olacaktı; sağ mı, sol mu? Keyfi kararıyla onu alevlere atacak olan seçmeden sorumlu adamın yanına varmasına bir kişi kalmıştı. Bu nasıl bir adamdı? Binlerce insanı bir günde kolayca ölüme gönderebilen bu adam nasıl biriydi?

        Korkmasına rağmen sıra ona geldiğinde cesur bir şekilde komutanın yüzüne baktı.
O anda ikisinin de bakışları birbirine kenetlendi. Haham Shapira komutana doğru yaklaştı ve yavaşca " Günaydın Bay Mueller ! " dedi. Bay Muellerin soğuk ve hiçbir hissin okunmadığı gözleri bir an için seğirdi. O da alçak sesle , " Günaydın bay Haham! " diye cevap verdi.

        Daha sonra sopasıyla işaret edip, güç bela fark edilen bir baş selamıyla bağırdı: " Sağa " Yaşam'a... !

Yorum
Basit bir " merhaba " nın hayat kurtarabileceğini kim düşünür? Bazı küçük ya da bize göre basit ve küçük olan davranışlar büyük sonuçlar doğurabilir. Haham, kurtuluşunun tohumlarını, başkalarının önemsiz bir köylü dediği adama yıllarca neşeyle selam vererek atmış oldu. Bir gün kaderini bu çiftçinin belirleyeceğini düşünebilir miydi?

 

 
< Önceki   Sonraki >

 
Üst! Üst!