Sınıf Öğretmeni Kişisel Web Sitesi

www.mamboteam.com
HalilAlpaslan COM Advertisement
Anasayfa arrow Kültür Köşesi arrow Hikayeler arrow Küçük İstavritin Öyküsü
Cuma, 16 Mayıs 2008
 
 
Sitemizi Tavsiye Edin
 20 Mesaj Kaldı
Dostlarınız
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfam Yap
Ana Menü
Anasayfa
Forum
Resim Galerisi
Videolarımız
Dokumanlar
Konu Anlatımları
Kültür Köşesi
Okulum
Batman
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Linkler
Site Haritası
Zeka Köşesi
Eğitici Oyunlar
Beyin Sporu
Satranç Oyna
Hanoi Kuleleri
Sudoku Oyna
Üye Girişi
Google
Küçük İstavritin Öyküsü PDF Yazdır E-posta

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp
hızla atıldı çapariye
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği,
sonra hızla çekildi yukarıya...

Aslında hep merak etmişti
denizlerin üstünü
neye benzerdi acep gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak,
bir yanda ölüm korkusu.

"Dudağı yarıklar" denir,
şanslıdır onlar, hani
görüpte gökyüzünü, insanı,
oltadan son anda kurtulanlar.

Ne çare balıkçının parmakları
hoyratça kavradı onu
küçük istavrit anladı; yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği.
Oysa, şimdi yüzerken
küçücük yeşil leğende,
cansız uzanıvermiş dostlarına
değiyordu minik yüzgeci.

İnsanlar gelip geçtiler önünden,
bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
yavaşça karardı dünya,
başı da dönüyordu.
Son bir kez düşündü derin maviyi,
beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.

İşte tam o anda eğilip aldım onu.
Yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına,
iki damla gözyaşından ibaret sade
bir törenle, saldım denizin sularına.

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı.
Gitti tüm kederimi söküp atarak,
teşekkürü de ihmal etmemişti.
Bir kaç değerli pulunu
Elime, avuçlarıma bırakarak.

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye?
"Bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki
küçük istavrit kadar çaresiz,
son ana kadar
hep bir umudum olsun diye..."

 
< Önceki   Sonraki >

 
Üst! Üst!